SONUÇ

Samimi Düşünmek
Andolsun bunu, onların arasında öğüt
alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama
insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler. (Furkan
Suresi, 50)

|
Kuşkusuz tüm bunlar, bir insanın yaşamında ki en büyük ilimlerden
biridir. Üstelik bunlar kesinlikle bir felsefe ya da bir düşünce
biçimi değil, reddedilmesi mümkün olmayan bilimsel sonuçlardır. Zaman
kavramının asıl mahiyetini, sonsuzluk kavramıyla ilgili bu gerçekleri
çoğu insan ilk kez duyuyor, ilk kez düşünüyor olabilir.
Önemli olan şudur; Allah Kuran'da yalnızca "içten
Allah'a yönelen" (Kaf Suresi, 8) kimselerin öğüt
alabileceğini haber vermektedir. Yani samimi kalple Allah'tan
yardım dileyen, O'nun sonsuz kudretini takdir etmeye çalışan,
Rabbimiz'in büyüklüğünü kavramak için çaba gösteren insanlar
burada anlatılan gerçeklerden de öğüt alacak ve bu gerçekleri
kavramaya başlayacaklardır.
Bir insan hayatı boyunca materyalist telkinlerin etkisi altında
kalmış olabilir. Bu telkinler nedeniyle gerçekleri samimi olarak
düşünme fırsatı bulamamış olabilir. Ancak bu durum tüm hayatını
yanılgılar içinde devam ettirmesini gerektirmez. Yapılması gereken,
doğruyu gören bir insanın, vicdanının ve aklının sesine uyarak
yanlış olanda ısrar etmemesidir. Her insanın, Kuran-ı Kerim'de
bildirildiği gibi, vicdanıyla doğruyu gördüğü halde bundan kaçınan
bir kişi olmaktan sakınması gerekir:
Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme
dolayısıyla bunları inkar ettiler. Artık sen, bozguncuların
nasıl bir sona uğratıldıklarına bir bak. (Neml Suresi, 14)
Doğruyu gören ve tasdik edenler ise Allah'ın izniyle hem dünyada
hem de ahirette kurtuluşa kavuşanlar olacaktır:
Doğruyu getiren ve doğrulayanlara gelince; işte onlar
muttaki (takva sahibi) olanlardır. (Zümer Suresi, 33)
... Sen yücesin, bize öğrettiğinden
başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)
|